11 Mayıs 2010 Salı

UGUH!

Uzun zamandır yazmadığımın farkındayım. Hayatımda önemli değişiklikler oluyor. Yaşamanın yazmaktan daha önemli olduğunu, uzun zamandır yazmaktan yaşamaya fırsat bulamadığımı düşündüğüm bir döneme girmiş bulunmaktayım. Hazır yaz bahar ayı gelmiş, bulanmış suyumuz, attım kendimi dışarılara. On yıldır koltukta oturmaktan düzleşen kıçımı eski şekline sokmaya çalışıyorum. Yeni insanlarla tanışıyorum, muhabbet filan, havadan civadan, hiç farketmez, eskiden farkederdi çünkü. "Aman canım öyle boş boş konuşmaların içinde olacağıma eve gider yazarım" diyordum. Vazgeçtim. Çok yakında Virgillius'la saatler sürecek bir sohbete hazırlanıyorum ansiklopedi karıştırarak (!) Sanıyorum bundan 6 ay önce "Yazmak için Yaşamak"ı okuduğumda atıldı tohumlar. Eğer yaşamazsam yazamayacağım sevgili okur. Ben yaşamaya gidiyorum, ha, ara sıra uğrar bir şeyler çiziktiririm buraya tabi. Ama sorumluluklarını sırtından atmaya çalışan bir adam olarak bu blogun da bir sorumluluk haline gelmesine izin vermeyeceğimdir artıkın. "Gel bi çay kaave içelim" diyene de kapım her zaman açık haberiniz, bana anlattıklarınızdan damıtacaklarımı bir gün bir yazıda -elbette adınızı vermeden- acımam kullanırım, bilginiz olsun.