Ana içeriğe atla

Kayıtlar

yankı

Milliyet.com.tr'de bugün çıkan haber: 8 yaşındaki bir erkek öğrenciye tuvalette tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklanan İstanbul’daki bir ilköğretim okulunun 55 yaşındaki temizlik görevlisinin suçsuzluğunu belgeleyen adli tıp raporu, korkunç bir gerçeği ise gün ışığına çıkardı. Küçük çocukta 3 ayrı kişinin DNA’sı tespit edilince, yaşlı adam tahliye edildi. Ve vicdanına yenilen anne H.G. konuştu: “Oğluma 3 yaşından itibaren dedesi, dayısı ve dayısının bir arkadaşı tecavüz ediyordu. ve yankısı: “Oğluma 3 yaşından itibaren dedesi, dayısı ve dayısının bir arkadaşı tecavüz ediyordu.“Oğluma 3 yaşından itibaren dedesi, dayısı ve dayısının bir arkadaşı tecavüz ediyordu.“Oğluma 3 yaşından itibaren dedesi, dayısı ve dayısının bir arkadaşı tecavüz ediyordu.“Oğluma 3 yaşından itibaren dedesi, dayısı ve dayısının bir arkadaşı tecavüz ediyordu.“Oğluma 3 yaşından itibaren dedesi, dayısı ve dayısının bir arkadaşı tecavüz ediyordu.“Oğluma 3 yaşından itibaren dedesi, dayısı ve dayısının bir arkad...

Geliyor Geliyor Fenerbahçe Geliyor!

Türkiye'nin zihni daralması ve taşranın merkezi ele geçirmesiyle ilgili çok yazdım. Ama bugün beni de tedirgin eden bir haber var Milliyet'te. Yıllardır zevcemi sakinleştirmek için "Bir şey olmaaz, onlar da dönüşecekler, modernizm onları da dönüşüme zorluyor, yumuşayacaklar, merkeze çekilecekler, evet o arada merkezi de biraz kendilerine çekecekler ama gevşeyecekler" diyip duruyorum. Ama bu haber hiç hoşuma gitmedi. Göstergelere dikkat eden bir adam olarak türbanın altına streç kot giyen, makyaj yapan onu da geçtim, renkli renkli türbanlar takan kadınları gördüğümde düşüncelerimin doğrulandığını düşünürdüm hep. Ama alttaki haberde de başka göstergeler var. İşim televizyon olduğu için, orada bir takım göstergeler var, sigaradan sonra içkiye de buzlama getirmek üzereler, çocukların gelişimi ayağıyla yavaş yavaş alan daraltıyorlar. "Sen bizden olmayabilirsin ama senden bir sonraki kuşak bizden olacak" şiarıyla aslanlar gibi yürüyorlar üstümüze üstümüze. Kafata...

Türkiye'den Belgrad'a Trenle Gideceklere Tavsiyeler

Birinci tavsiyem, gitmeyin! Eğer Evropa'nın bir kısmını trenle dolaşacağım ama interrail yapacak kadar genç ve serseri değilim, hele ki yalnızım filan diyorsanız ilk tavsiyem İstanbul'dan Belgrad'a giden ve müthiş ucuz olan (140 TL civarında) trene binmeyin.Sözde 22 saat sürüyor. Ama hiçbir zaman 22 saat sürmüyor. Üstelik TCDD, yazın nasıl bilmiyorum ama havalar soğuyunca, nasıl olsa kimse gitmiyor diyerek en dandik vagonlarını veriyor bu hatta. Giderken alafranga, dönerken alaturka tuvaleti vardı vagonun, ama ikisinin de sifonu yoktu. En büyük rahatlık perdeleri kapatıp sigara içebiliyor olmak, diğer trenlerde bu mümkün değil. Ama bunu 60'lardan beri değişmemiş, üstelik büyük ihtimalle temizlenmemiş vagonlarda yapmak çok eğlenceli olmuyor tabi. Üstelik vagon yataklı da değil, kuşet. "Bana farketmez, tanımadığım bir takım insanlarla 22 saat yol giderim" diyorsanız o zaman sorun yok. Gerçi tren çoğu zaman boş gidiyormuş bir yandan da. Giderken de dönerken de ...

Neden Geldim İstanbul'a...

Uzun zamandan beri memleket dışındaydım. Dolaştık durduk zevcemle. Dün sabah memlekete avdet ettik. Trenle dolaştık bir sürü yeri. Her sınır kapısında sınır polisi trene binerek kontrol etti pasaportlarımızı, ya cep telefonuyla merkez bilgisayara bildirdiler ya da ellerinde laptopla geldiler trene. Kapıkule'de giderken de dönerken de biz indik ve gittik polisin huzuruna. Giderken gitmenin zevki bir başka da dönmek kolay olmuyor bu ülkeye. Babamın Maria diye bir hemşiresi vardı. Gagavuz Türkü, Ukraynalı. İki çocuğu var 18-20 yaşlarında. Afganistan'da hemşirelik yapmış. Kocası Çernobil kazasına ilk müdahale için gönderilen komando ekibindeymiş. Ağır radyasyona maruz kalmış, üstlerinde gerekli ekipman da yokmuş üstelik. İntihar etmiş kanserden ölmemek için. Maria bir daha evlenmemiş, Avrupa'nın dört bir yanını dolaşmış, sonunda Türkiye'ye gelmiş, çocuklarını çilek toplayarak, bavul ticareti yaparak, sürekli yatmak zorunda olan hastalara, yaşlılara hemşirelik yaparak büyü...

Köşe Yazısı

Bundan sonra... Ben de bir süre yazılarımı böyle yazacağım Ne de olsa... Memleket elden gitmiş, Bütün tersanelerine girilmiş, Bütün dersanelerini cübbeliler ele geçirmiş, Aykut Fenerbahçe'nin başına geçmiş... Gazetede sayfa israfı yapıyorsun diyorlar, Desinler Ben Uzun yazıyordum eskiden... Kimse okumuyordu... Şimdi fıkra yazmaya başladım... O bildiğin fıkra değil, edebi metin olarak fıkra... Kısa ve öz anlatıyorum derdimi... Bir takım ağır cümlelerle süsleyerek... Hani vardır ya, eşek dadıya bin üstüme demiş dadı da önce altını temizlemem lazım demiş, anlayın işte siz... daha fazla yazarsam... uzun oluyor okunmuyor... hem böyle satır satır yazınca bir havası oluyor yazdıklarımın... İnsanlar facebook'ta filan birbirlerine gönderiyorlar... Aslında herşey... bizim salak sekreterin benim el yazısıyla yazdığım köşeyi böyle iki aralıklı, böyle cümle cümle Word'e dökmesiyle başladı Bir bildiği vardır deyip do...

Sık Sorulan Sorular ya da F.A.Q.

Abe dayı niye verdin beni kalaycıya? Kime vericektim gerizekalı? 38 yaşına geldin kör kalaycıdan başka talibin mi çıktı! Neden saçların beyazlamış arkadaş? Abi boyayı kestim ondan. Geçen gün Kadıköy'de vapur kuyruğundayım, önümde iki kız konuşuyo, kır saçlı erkekleri çok seksi buluyomuş cıvırlar, bi de böyle deneyelim. Neden çattın kaşlarını? Bilmiyom yar suçlarımı. Ya sorma, benim niyetim kaşlarımı kaldırtmaktı ama gerizekalı estetikçi botoksu yanlış yere yapınca böyle bi görüntü ortaya çıktı Kim arar söyle kim arar? Vefasız olanı kim arar? Şimdi burda Vefa'lı Vefasız ayrımı yapmayalım! Hepimiz bu memleketin çocuklarıyız! Bir hat alsın o Vefasız ben aramazsam şerefsizim. Kız sen İstanbul'un neresindensin? Genelde Cevahir'de takılıyorum. Ama Metrocity'ye de sık sık gidiyorum. Haftada bir mutlaka Kanyondayım. Karşıya geçtim mi Capitol'le Notilyus'u birlikte çıkarırım. Eskiden Akmerkez'e de çok gidiyodum ama artık sevmiyorum o kadar. Ay b...

Bunları Biliyor Muydunuz?

Canım Türkiyem'de Gazi kıyafetlerinin 28 Kasım 1996 tarih ve 22831 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik esaslarına göre belirlendiğini ve buna göre başa takılacak olan kalpağın gri astragan kürkten olması gerektiğini biliyor muydunuz? Ayrıntılı bilgi için: http://www.muharipgaziler.org.tr/gazikiyafeti.html