Ana içeriğe atla

Ceket

Geçen ay, liseden sonra ilk defa kendime bir ceket aldım. Aniden oldu :) Ben sadece kısa kollu gömlek almaya girmiştim mağazaya, tezgahtar "Ceket de alacaksın! Yoksa çocuklarını keserim!" diye beni tehdit edince yavrularıma kıyamadığım için...

Boku kimsenin üstüne atamam. Adamcağız sadece "Size ceket de verelim" dedi. Ben de "Olur..." dedim. Çıktığımda iki tane ceket vardı elimdeki askıda. "Ne var bunda ki?" diyecek olanlar vardır. 35 yaşındayım ve liseden beri kendi nikahım da dahil bir kaç nikah dışında hiç ceket giymedim ben. Ceket benim için üstümde oluşturulmaya çalışılan otoritenin sembolü oldu hep. Sadece liseyle alakalı değil söylediğim şey. İnsan neden evlenirken takım elbise vb. giymek zorundadır? Çünkü topluma kabul törenlerinden bir tanesidir evlilik, sünnet gibi, ama sünnet edilirken oğlan çocukları soytarıya dönüştürülür, evlenirken soytarı gibi görünmen yasaktır.

Yüzkitabı internet sitesinde arkadaşlarımın arkadaşlarının arkadaşlarının nınısının nınısının fotoğrafları arasında sörf ederkene mesela, en çılgın arkadaşların bile evlenirken en azından bir ceket giydiklerini görüyorum. Budur çünkü ceket, "büyüdün, bir seviyeyi daha atladın, bu sefer gerçekten erkek adam oldun, aramıza hoşgeldin" sembolü.

Peki ben "erkek adam" olmaya neden bu kadar karşıyım? Sorumluluk mu sevmiyorum? Evet sevmiyorum ama bugüne kadar üstüme yüklenen hiçbir sorumluluktan da kaçmadım. Ama esas mesele o değil. Ben deli olmayı, zıpçıktı olmayı, hiç kimsenin düşünmediğini düşünmeyi, hayal etmediğini kurmayı seviyorum aslında... Esas mesele bu.

Geçen gün bir kontrol için hastanedeydim. Benim yaşlarımda bir çift, yanlarında "Kaya" adında 5-6 yaşlarındaki çocuklarını getirmişler, bağyan muayene olacak, Kaya bekleyecek. Kaya bekleyemez. Kaya'nın algısı uzun süreli beklemelere göre ayarlı değil çünkü. Kaya bir süre şirin çocuk olarak görevli bağyanlarla flört etti. Balonlar, şekerler aldı. Ama sonra sıkıldı ve uzun havaya bağladı. Yüksek sesle konuşuyor, sürekli bir hareket halinde, durmuyor. Ha rahatsız oldum mu? Oldum elbette. Ama anasının onu susturmaya çalışmasından daha fazla rahatsız oldum. "Seni de bu tarafa çekiyorlar Kaya! Gelme paşam. Bağırarak saçma sapan şeyler söylemenin, elini sokulmayacak yerlere sokmanın özgürlüğünü sonuna kadar yaşa! Sen git! Ben ananı oyalarım!" diye bağırasım geldi. Ben, 35 yaşındaki halimle o salonda bağıra bağıra saçmalasam, görevli ablalarla flört edip istesem bir kaç dakika sonra en yakın sakinleştiriciyi kıçıma yemiş olurdum. Çocukken istediğini yapabilirsin. Ama sadece çocukken.

Mesele ille yapma meselesi de değil. Gecenin köründe Bolu'ya et yemeye gitme meselesi de değil mesele. O zaman dönelim 25'imize orada kalalım. Mesele farklı düşünebilme, bakabilme, hayal edebilme meselesi aslında. Amuda kalkan bir zürafa mı daha uzundur yoksa dört ayağının üstünde duran bir zürafa mı? Mesele hala bunu hayal edebiliyor musun, o işte. Ama imajın hiçbir şey olmadığı doğru değil. Evet susuzluk asıl önemli olan ama yansıttığın görüntü solmaya ve tek tipleşmeye başlıyorsa bu sadece üstündekilerin değil senin de öyle olmaya başladığının göstergesi oluyor yavaş yavaş.

İlk önce bukle bukle saçlarım gitti, sonra kısa kollu gömlek giymeye başladım, şimdi de ceket. Öte yandan yakıştı mı? Cidden yakıştı. Öte yandan hala manyak mıyım? Evet manyağım. Dali mi daha manyaktı Borges mi? Tartışılır. Kurosawa film çekerken beyaz eldiven takıyordu süzme bir Japon olarak. Bu onun büyük dehasını ve yaratıcılığını hırpaladı mı? Demek ki iş sadece cekette bitmiyormuş. Ama ya bitiyorsa? Evet yine yeni yeniden

Caput Magnus Confusus!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Makinalaşmak İstiyorum" Şiiri Üzerine

Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim. Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum” Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şii...

Çapkınım Hovardayım 38 yaşındayım

Adım Caput göbek adım Bahtiyar. 11'de yediğim Mc Donalds'dan sonra iki saat sızdım. Gecenin birinde uyandım . Artık sabaha kadar buradayım belli ki. İki saat sonra uyandım ve dedim: “38 yaşındayım” 38 yaşındayım ve artık hiçbir şey bana anormal gelmiyor. Bir film çektim daha vizyona çıkmadı. Bir kitap yazdım henüz basılmadı. Dünyayı dolaşıyordum yarım kaldı. Uçurumun kenarındayken sormuştum kendime: “Bu dünyadan ne bekliyorsun Caput?” diye. Üç cevap bulmuştum. Film çekmek, kitap yazmak ve dünyayı dolaşmak. Bir sene kadar önce blog yazmayı bıraktım. Yazmaktan, yani hayal kurmaktan yorulmuş bir adam olarak. “Yazmak için Yaşamak” beynime tohumlarını ektiğinden beri böyleydi bu. Yazmak, sürekli yazmak, bir yazar sürekli yazar. İyi amk bir yazar sürekli yazar da bir yazar arasıra da okunur ama… 38 yaşındayım ve hiçbir şey beni şaşırtmıyor. İri cüsseli bir adamım, Balzac kadar çok yerim ama onun kadar iyi yazamam. Günde iki paket sigara içerim. Vücudum “yapma bunları bana” d...

Mahur Beste

Fizy'den Mahur Beste'yi dinlerken aklıma geldi de, benim hiç Müjgan diye arkadaşım olmadı. İçinde J harfi olan isimlere ayrı bir sevgim, saygım vardır zaten ama Müjgan'ın yeri ayrı. Aranızda hiç Müjgan var mı? Arkadaş olsak onunla. Mahur beste çalınca ağlaşsak karşılıklı? İçinde J geçen başka hangi isimler var bu arada? Jale, Jülide, Müjde (Janset Jülyet onları saymıyorum) Nejat var erkeklerden. Başka aklıma gelmedi, var mı bilen hatırlayan? edit: Burju SıdqıSıyrıque'dan Tijen ve Nejdet geldiler efenim Ojuz'da Ojuz'un nesi kötü annamıyorum ki diyerek katıldılar :) edit 2: Baskıyı durdurun! Ceren'den çok önemli bir ekleme geldi! Ajda! Bu nasıl unutulur, nasıl ilk akla gelenlerden olmaz! Halbuki en çok duyduğumuz J'li isimdir herhalde kendileri. Bravo Ceren. edit 3: Akşam baskısına girin! JoA'dan Tanju geldi. Var mı başka arttıran? edit 4: İhale JoA'da kalmak üzere. Tanju, Ejder ve Ajdar'la fırtına gibi bir giriş yaptı JoA. Jidden...