Ana içeriğe atla

Stoa Athanaton'da Aklımdan Geçen Kır Saçlıya

Babam,
sanırım
dünyanın tüm kır saçlı
al yanaklı adamlarında
izini arayacağım
kır saçlı
al yanaklı
bir baba olana
kadar

hiçbir zaman istemedim
gençliğinin katili olmayı
şurda birlikte oturup
dört beş şişe
beyaz şarap tüketsek
gülbahar dinleyerek
fena m'olurdu?

sonra birbirimize yaslanıp fena halde sarhoş,
omonya meydanına çıkıp
"sikiyim bu hayatı!" diye bağırsak,
kavga çıkarsak birlikte
hep ıska geçen yumruklarımız
havayı dövmese bu gece

sonra bir taksiye atlayıp kaçsak şehr'Atina'dan
polis peşimizde
yurolar saçarak
direksiyondaki yarım tespihli
doğuştan delikanlı şoför dayıya

güneş doğarken adı bile olmayan bir koyda ayılsak beş kuruşsuz
ama özgür

koy götüne be baba
öldün işte yeterince,
dön artık geri.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Bu şiyir bana çok dokundu.
Adsız dedi ki…
ağır oldu bu bee...
sarya dedi ki…
yaşadığı sürece bana böyle bir şiir yazdıracak kadar his beslemediğim babam olmasındansa bu şiirdeki kadar sevdiğim özlediğim ama ölmüş babam olmasını tercih ederdim :(
Gökhan dedi ki…
bu şiirden ağır oldu sarya...
sarya dedi ki…
sevgisiz büyümek hepsinden daha ağır Gökhancım.

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Makinalaşmak İstiyorum" Şiiri Üzerine

Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim. Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum” Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şii...
Bu şarkı bitirdi beni. Bitirdi. Nakavt. 

BEN MEYLİMİ ÜÇ GÜZELE DÜŞÜRDÜM

Ruhi Su'dan dinlemeyi çok sevdiğim bir Karacaoğlan türküsüdür bu. Ben meylimi üç güzele düşürdüm Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Onların aşkıyla aklım şaşırdım Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Onların aşkıyle aklım şaşırdım Hangisinden yad eyleyim gönlümü Garip gönlümü Birinin evleri kaya başında Birinin evleri alnım duşunda (o duş değil evladım, atlama hemen dûş. Gerçek olmayan, imge, hayal anlamında) Biri yeni değmiş onbeş yaşında Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Birinin parmağı dopdolu yüzük Birinin kolunda sırça bilezik Büyüğünü sevsem küçüğe yazık Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Turna gelir, yüce dağı yol eder Ördek gelir, çayır çimen göl eder Üç güzel oturmuş bana el eder Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Fizy'den arayın belki bulursunuz. Ruhi Su, su gibi akan sesiyle yaşam sevinci yayar bu türküyle. Neden bilmem, Karacaoğlan'ın çok kafa bir adam olduğunu düşündürmüştür usta bana hep. Şimdi niye yazdım bu türkünün sözlerini? Çün...