Ana içeriğe atla
Ahmed Şah Mesud CİA’in de desteğini alarak, Usame Bin Ladin’e füze saldırısı yapması için bir birliğini onun bulunduğu bölgeye gönderir. Fakat daha sonrasında Washington hukukçuları böyle bir saldırının Amerika’yı haksız durumda göstereceğini söyleyerek CİA görevlilerinden operasyonun durdurulmasını isterler. CİA yetkilileri hemen telsizle Ahmed Şah Mesud’a ulaşırlar ve operasyonun iptal edildiğini, operasyonu yapacak timin derhal geri çekilmesi gerektiğini söylerler. Şah Mesud’un cevabı çok güzeldir. “Bu seksenikinci hava indirme birliğinin bir operasyonu değil, bir katır operasyonu, adamlar füzeleri katırlara yüklediler ve yola çıktılar, füzeleri kullanıp geri dönene kadar onlara ulaşmam imkansız.”

"Hayalet Savaşları"ndan

Yorumlar

No More Virgilius dedi ki…
Hiç üşenmedim, oturduğum yerden uzanıp "20. Yüzyıl Siyasi Tarihi"ni aldım elime, fî tarihinde okuduğum Fahir Armaoğlu'nun bu hacimli masterpiece'inden bir alıntı yapmak istedim.

Konumuz Süveyş Buhranı.
Devir soğuk savaş devri.
Sene 1956.
Özetlemek gerekirse, Nasır Süveyş Kanalı'nı millileştirmek istemektedir, başta İngiltere ve Fransa olmak üzere menfaatlerine aykırı bu durum yüzünden tüm Batı Dünyası pis Arapları engellemekte kararlıdır. İngiltere ve Fransa hemen Süveyş'e uçak gemileri gönderirler, bölgeyi ateş altında tutarlar, kıyıya asker çıkartırlar... Nasır da gıcıklığına kanaldaki tüm gemileri batırıp yolu kapatır. Ciddi ciddi savaş başlar. Ve şimdi alıntı geliyor:

***
İngiltere ve Fransa Mısır'a karşı saldırıya geçerken, Polonya'daki ayaklanmaya ve Macar ihtilaline güvenmişlerdi. Bu sebepten, Sovyetlerin kımıldayamayacaklarını dşünüyorlardı. Fakat bu hesap yanlış çıktı: 5 Kasım sabahından itibaren Sovyetler Macar İhtilalini bastırmaya başlamışlardı. Bu sebeple, Sovyetler Birliği Başbakanı Bulganin; İsrail, Fransa ve İngiltere başbakanlarına gayet tehditkar mesajlar gönderdi. Bu mesajlarda Süveyş Savaşının derhal durdurulması isteniyordu. Bulganin, Fransa Başbakanı Guy Mollet'ye gönderdiği mesajda "Sovyet Hükümeti saldırganları ezmek ve Doğu'da barışı tekrar kurmak için kuvvet kullanmaya tamamen kararlıdır." diyordu. İngiltere başbakanına gönderilen nesaj ise daha ağırdı ve şöyle diyordu:
"Tahrip için modern silahların her çeşidine sahip daha güçlü devletler kendisine saldırdığında, acaba Büyük Britanya nasıl bir durumda kalırdı? Bu devletler İngiltere kıyılarına sadece uçak gemileri göndermekle kalmazlar, başka silahlar da, mesala füzeler de kullanabilirler."
***

Elbette Bulganin İngiltereye gönderilen bu mektubu eline kağıt kalem alarak yazmadı, birileri yazmıştır, o da altını imzaladı... Ama ne yalan söyleyeyim, ben bunca yıllık ömrümde daha muhteşem bir tehdit mesajı okumadım, görmedim, bilmiyorum :-)))

Bu da böyle bir iktibas işte...

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Makinalaşmak İstiyorum" Şiiri Üzerine

Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim. Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum” Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şii...

Çapkınım Hovardayım 38 yaşındayım

Adım Caput göbek adım Bahtiyar. 11'de yediğim Mc Donalds'dan sonra iki saat sızdım. Gecenin birinde uyandım . Artık sabaha kadar buradayım belli ki. İki saat sonra uyandım ve dedim: “38 yaşındayım” 38 yaşındayım ve artık hiçbir şey bana anormal gelmiyor. Bir film çektim daha vizyona çıkmadı. Bir kitap yazdım henüz basılmadı. Dünyayı dolaşıyordum yarım kaldı. Uçurumun kenarındayken sormuştum kendime: “Bu dünyadan ne bekliyorsun Caput?” diye. Üç cevap bulmuştum. Film çekmek, kitap yazmak ve dünyayı dolaşmak. Bir sene kadar önce blog yazmayı bıraktım. Yazmaktan, yani hayal kurmaktan yorulmuş bir adam olarak. “Yazmak için Yaşamak” beynime tohumlarını ektiğinden beri böyleydi bu. Yazmak, sürekli yazmak, bir yazar sürekli yazar. İyi amk bir yazar sürekli yazar da bir yazar arasıra da okunur ama… 38 yaşındayım ve hiçbir şey beni şaşırtmıyor. İri cüsseli bir adamım, Balzac kadar çok yerim ama onun kadar iyi yazamam. Günde iki paket sigara içerim. Vücudum “yapma bunları bana” d...

Mahur Beste

Fizy'den Mahur Beste'yi dinlerken aklıma geldi de, benim hiç Müjgan diye arkadaşım olmadı. İçinde J harfi olan isimlere ayrı bir sevgim, saygım vardır zaten ama Müjgan'ın yeri ayrı. Aranızda hiç Müjgan var mı? Arkadaş olsak onunla. Mahur beste çalınca ağlaşsak karşılıklı? İçinde J geçen başka hangi isimler var bu arada? Jale, Jülide, Müjde (Janset Jülyet onları saymıyorum) Nejat var erkeklerden. Başka aklıma gelmedi, var mı bilen hatırlayan? edit: Burju SıdqıSıyrıque'dan Tijen ve Nejdet geldiler efenim Ojuz'da Ojuz'un nesi kötü annamıyorum ki diyerek katıldılar :) edit 2: Baskıyı durdurun! Ceren'den çok önemli bir ekleme geldi! Ajda! Bu nasıl unutulur, nasıl ilk akla gelenlerden olmaz! Halbuki en çok duyduğumuz J'li isimdir herhalde kendileri. Bravo Ceren. edit 3: Akşam baskısına girin! JoA'dan Tanju geldi. Var mı başka arttıran? edit 4: İhale JoA'da kalmak üzere. Tanju, Ejder ve Ajdar'la fırtına gibi bir giriş yaptı JoA. Jidden...