Ana içeriğe atla

Tarihten Sekmeler






Truva filmini hatırlıyorsunuzdur. Aşil, kuzeninin Hektor tarafından öldürüldüğünü öğrendikten sonra tek başına Hektor'la hesaplaşmaya gelir. Kuzenini öldüren Hektor’u aşağı çağırır.

“Hektoooor! Hektooooor!

Hektor da “Tamam” der, “Artık kaçınılmaz olan başa geldi, Aşille karşı karşıya kalacaz çaresi yok.” Aşil’in şakası olmadığını herkes gibi o da bilmektedir tabi. Ailesiyle helalleşmeye başlar.

“Hakkını helal et baba…"

“Helal olsun oğlum.”

“Baba, kredi kartına 4 bin lira borcum vardı. Ödersiniz artık ben öldükten sonra…”

“Hassiktir. Ulan şimdi mi söylenir bu!”

Bu arada Aşil hala aşağıdan seslenmektedir.

“Hektooor! Hektooor!…”

Hektor’un işi bitmemiş ama daha, duymazdan gelir. Kardeşine geçer.

“Hakkını helal et abi”

“Helal olsun kardeşim. Yalnız bana bak, Assos tarafındaki tarlaları satarsan iki cihanda elim yakanda ona göre, ilerde çok değerlenicek oralar.”

“Tamam abicim sen merak etme…”

Aşil hala aşağıdan bağırmaktadır.

“Lan Hektooor! Hektoooor diyorum şerefsiiiiz!"

Karısına geçer Hektor, tam bir şey söyliycek… Aşil gene böğürür.

“Hektoooor!”

Hektor dayanamaz, gider balkona.

“Lan ne var be! Kafa bırakmadın sabahtan beri Hektor Hektor!”

“İn aşa!”

“İniyoruz .mına koyim dur iki dakka! Sülaleyle helalleşiyoz burda.”

“Sen in aşa ben sana göstericem sülaleni.”

"Bana bak delikanlı ol, benim sinirimi bozma inersem oraya sıkarım topuğuna iki tane! "

"Sıkarsan sık ulan! Bana mermi işlemiyo ki!"

"Yok ya! İyi lan bunu sen istedin!"

Hektor gerçekten de iner aşağı ve Aşil’in topuğuna iki tane sıkar. Ve beklenmedik bir şekilde Aşil ölür. Son sözleri “Hassiktir… topuktanmış…” olur.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
caput kardes, sen daha dalga gec de sokrates abimizin (futbolcu degil, filo-zof) son sozleri nedir bilir misin?

baldiran zehirini ictigi meshur Phaedo (ahada burda: http://oll.libertyfund.org/?option=com_staticxt&staticfile=show.php%3Ftitle=766&chapter=93700&layout=html&Itemid=27 ) diyalogunda ruh nedir beden nedir diye bir saat cir cir konustuktan sonra Crito'ya doner ve soyle der: "abi benim Asclepius'a bir horoz borcum vardi, sana bi zahmet odeyebilicen mi?" Isbu sokratesin son sozleri olur ki bu sozlerde ol erdem ol hikmet saklidir...

ha bu arada ikibin yildan beridir icra edenlerin culsuz kaldigi bir isi de sectim ya hay kafama zicayim.

bir dost
Gökhan dedi ki…
Cuk oturtmuşum o zaman yahu :) Linki hemen tetkik eyliyorum.

Bu arada tarih bozucu eylemlerimiz devam edecek.

Bu arada son paragrafa çok güldüm :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Makinalaşmak İstiyorum" Şiiri Üzerine

Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim. Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum” Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şii...

DEVRİM YAPACAADIK DA BİZİ BU İNTERNET BİTİRDİ

bu foto sadece erkek veya lezbiyen veya biseksüel okuyucunun dikkatini yazıya çekmek için konmuştur. Görsel meta tüketimi de insanda "çünkü ben buna değerim!" duygusu yaratıyor. "Koçum benim! Bunların hepsi sana vermek istiyor! Bak nasıl da sıraya girmişler" Son bir kaç gündür tuvalet kitabım Fransa'da 68'de neler olduğunu anlatan, unuttuğum adı da bu minvalde bir şey olan bir kitap. Ondan önce de Vietnam Savaşı'nı okuyordum. Benim için sanıyorum tuvalet aynı zamanda bir okuma mabedi haline gelmiş durumda. Tuvalet dışında okuyamıyorum. İşteki tuvalette ayrı kitap evdekinde ayrı kitap okuyorum. İşteki tercihlerim genelde kafa dağlamayan Amerikan romanları. Bir yandan Gore Vidal'in Düello'sunu bir yandan da Mario Puzo'nun Omerta'sını okuyorum işte. Evde ise genelde araştırma kitaplarından daha fazlasını almıyor kafam. Bazen sırf kitap okumak için çişim olduğu halde takılıyorum tuvalette. Evet manyağım belki, ama sanırım dış dünyanın t...

Kadınsan Boku Yedin Olm!

Bu yazıyı yazmak uzun bir süredir aklımda. Puffy biraderimin şu yazısını okuyunca bir kere daha aklıma geldi "Ulan ben bunu yazacaktım!" dedim. Aradan bir ay geçtikten sonra, ilk boş vaktimde çakıyorum efendim. Ebru Şallı "kilolu kadın çirkindir" demiş. Kate Moss bunu duymuş, durur mu, "Hiçbir şey sıskalık kadar zevk vermez" demiş. Şimdi bu hemen alttaki ablaların gerçekten güzel olduğunu düşünenlere sesleniyorum. Bu fotoğraftaki güzel kadınların hepsine sırayla, uzun uzun bakınız. Bu iki ablaya çok fena halde katılan birileri daha vardı tarihte. Gerçi onlar sadece Yahudi kadınların iyiliğini düşünüyordu. Yahudi kadınların zayıf daha güzel görüneceğini düşünüyorlardı. Sloganları da "Hiçbir şey Yahudi kadınlarının sıskalığı kadar zevk veremez" idi. Gerçi onlar bir yerden sonra hadisenin bokunu çıkarıp olayı bütün Yahudi cemaatine yaydılar ama olsun. Şimdi üstteki fotoğrafa uzun uzun bakan ve iç geçiren arkadaşlar bir de şu alttaki fotoğrafl...