Adım Caput göbek adım Bahtiyar. 11'de yediğim Mc Donalds'dan sonra iki saat sızdım. Gecenin birinde uyandım . Artık sabaha kadar buradayım belli ki. İki saat sonra uyandım ve dedim: “38 yaşındayım” 38 yaşındayım ve artık hiçbir şey bana anormal gelmiyor. Bir film çektim daha vizyona çıkmadı. Bir kitap yazdım henüz basılmadı. Dünyayı dolaşıyordum yarım kaldı. Uçurumun kenarındayken sormuştum kendime: “Bu dünyadan ne bekliyorsun Caput?” diye. Üç cevap bulmuştum. Film çekmek, kitap yazmak ve dünyayı dolaşmak. Bir sene kadar önce blog yazmayı bıraktım. Yazmaktan, yani hayal kurmaktan yorulmuş bir adam olarak. “Yazmak için Yaşamak” beynime tohumlarını ektiğinden beri böyleydi bu. Yazmak, sürekli yazmak, bir yazar sürekli yazar. İyi amk bir yazar sürekli yazar da bir yazar arasıra da okunur ama… 38 yaşındayım ve hiçbir şey beni şaşırtmıyor. İri cüsseli bir adamım, Balzac kadar çok yerim ama onun kadar iyi yazamam. Günde iki paket sigara içerim. Vücudum “yapma bunları bana” d...

Yorumlar
"BİR ay tatil yapacaktım ama kısmet değilmiş. Olsun, Türk futbolu iyi olsun, düzgün olsun, tatil feda olsun. Herkes bir şey konuştu, bir şey yazdı, yorum yaptı. Bir kısmının içinde de benim adım çokça geçti. İsterseniz bunları teker teker bir sıraya koyalım. Lafı fazla uzatmadan.... Gözlükten başlayalım... Evet, gözlüğümün camları büyük. Geçen yıl Milano’dan almıştım. Polisin davet ettiği ifadeyi vermeye giderken onu taktım. Ama bana hediye edilen bir başka gözlük daha var. O da futbolcu Kaka’nın adına çıkmış bir gözlük. Bundan daha büyük. Savcılık tarafından da çağrılacağımı söylüyorlar. Eğer çağrılır gidersem bu sefer onu takacağım. Yani iki misli büyüğünü. Anlayacağınız bende her boy gözlük var."
Bknz: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/18381109.asp?yazarid=83&gid=61