İsviçre'de ve bloglarda doğrudan demokrasi işliyor arkadaşım! Kimse bana ampulle okla hilalle gelmesin! Blogdan geçen 14 kişiye "Yorum Var" kalıbı yerine ne kullanalım diye sorduk. Sarya'nın "Benim adım yorum okuyana korum" için verdiği gensoru önergesi oya sunulmuş. "Benim adım yorum okuyana korum" 8 oy, "X adet gol vardı o gece maçta" 2 oy, "Hayat yorar ama neye yorar?" 3 oy ve "Bilimle anla beni, felsefeyle anla beni, tarihle anla beni ve öyle yargıla" 1 oy almıştır. Millet "Benim adım yorum okuyana korum"a güvenini ifade etmiştir efenim.
Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim. Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum” Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şii...
Yorumlar
Blog demokrasisine olan inancım tam!
Chatlakh!
ps:emo mu çarpı efenim sizi nedir o "chatlakh"
Madem ki onlar için farketmiyor, farkeden ve bunun için o tuşa basan insanların dediği olacak. Anket bir daha yapılırsa 50 ayrı bilgisayardan girer, o şıkkı işaretler, bu sefer de hileyle yine o şıkkı seçtiririm.
(Ay Gökhan sanki gerçek kişiliğim ilk defa bloga yansımış gibi hissettim kendimi bir an.)
Cebimdekimatara,
beni böyle sev. ;P
ps:kediye öyle şeyler giydirip sakin kalmasını sağlayandan korkarım bile:P
Müge haklı. Gelen gelir gelmeyen kendi bilir benimde meydanlara dökülesim var.
Sonralıkla Müge'ye katılıyorum. Seçimler sonuç olarak seçmenin hür iradesini yansıtmaktadır, katılma ya da katılmama hakkı onlarındır. Millet iradesini "yorum/korum" düalitesinden yana kullanmıştır, keşke takipçi ya da değil, bütün blog okuyucularını otobüslere bindirip sandığa getirecek, kömür mömür dağıtacak bir organizasyon olsaydı da daha renkli ve tartışmalı bir seçim yaşasaydık
İmza: Yüksek Seçim Kurulu Başkanı
Sarya, sayenizde bloga şenlik geldi, heyecan geldi takılmayınız, gayet güzel oldu
Pasif katılımcı olunuz ya da olmayınız yeter ki seçimlerde oy kullanıp blogdaşlık görevinizi yerine getiriniz. Bir oy bir insan iki oy... böyle değildi bu be...
Evet, doğru, uzun yazdığınız zaman padişah fermanı gibi uzuyordu ama yazılar güzel olduğundan no problem, okunuyordu be!
Alakasız not: Sabah güzel bir baş ağrısı ile uyandım Gökhan Bey'ciğim. İlk lafım bacanağınıza "Lodos mu var?" diye sormak oldu. Aldığım cevapla aklıma hemen siz geldiniz. Bugün için size de hayırlı işler dilemek isterim.
Cebimdekimatara,
Yanlışlık olmasın; fotoğrafı ben çekmedim. :)
İyi de olmuş hani, hayırlısı olsun :)))
Oy kullanabilme yaşına geldiğim günden beri nedense ben de hep aynı hissiyattayım. Kendimi çoğunluk addetsem/hissetsem de aslında yıllardır azınlıkta olduğumu kabul ettim bu sabah sayenizde