Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Feedjit'ten Devam

Yılbaşında altında öpüşülen cicek nedir? Ökseotudur. Midilli Sarlıca: Midilli Adası'nda Sarlidza adında bir köy var. Burada da Osmanlı'dan kalma bir otel var, yıkılmak üzere, içi boşaltılmış. İngiliz-Osmanlı tarzında yapılmış fotosunu blogun geçmiş sayfalarına koymuştum. Bahçesinde çok güzel bir de çeşmesi var bu yıkık haldeki otelin. Otelin adı Sarlıca imiş. Mübadeleden sonra boş bırakılmış. Geçtiğimiz yıllarda bir girişimci oteli alıp restore ettirmeye kalkmış ama bahçeden Roma kalıntıları çıkınca devlet durdurmuş restorasyon işini. Otel 19. yy'da Avrupa'dan çok müşteri alıyormuş çünkü bir kaplıcanın üstüne kurulu. Hemen arkasındaki kaplıca havuzu hala kullanılmakta bu arada. Sarlidza'yı/Sarlıca'yı araştırınca kelimenin esasında Sarı Ilıca'dan dönüştüğünü öğrendim. Sanıyorum suyun içinde kükürt olduğu için üstünden geçtiği taşları sarımsı bir renge dönüştürdüğü için "Sarı Ilıca" adını almış. kafam çok karışık magnus: Benim de be birader! so...

Feedjit'ten İnciler

Feedjit sayesinde google'dan kim ne aratmış da bu salak bloga düşmüş anında görüyorum. Arkadaşlara elimden geldiğince buradan yardımcı olmaya çalışacağım Maymun bokundan kahve: Böyle bir şey yok ya da en azından ben bilmiyorum, dünyada da henüz kimsenin denediğini sanmıyorum. Ama enteresan olabilir tabi. Başka bir arkadaş "kahve sıçan kedi" ararken düşmüş. Kedi kahve sıçmıyor, kahve çekirdeği sıçıyor. O çekirdekten yapılan kahvenin adı Kopi Luwak onu sıçan kedinin adı da Paradoxurus hermaphroditus. Dünyanın en pahalı kahvesi olduğu söyleniyor. Toyiki Su Mataları: Ne olduğu konusunda en ufak bir fikrim yok. Google manyağı bunu ararken seni niye benim siteye yönlendirdi hiç bilmiyorum canım kardeşim viyana kızlar: Viyana çok güzel, kızlar taş gibi. Ben Almanca bilmiyoru, ayrıca sadece müze gezdim, karıya kıza da bakmadım! Gül gibi zevcem varken de bakmam! o köy bizim köyümüzdür şiiri komple: Virgilius bir kısmını 6 ekim tarihli yazıya yazmıştı ama "komple"...

"Makinalaşmak İstiyorum" Şiiri Üzerine

Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim. Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum” Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şii...

Takım Çantası

ben anneyim orospu çocukları! suyu kaynağından içtim an yaladım bir tek işim bile rast gitmedi ben anneyim orospu çocukları! siz henüz kovuklarınızdan çıkarken çoktan sildim süpürdüm yuvamı yavrularımı yuvarladım tepeden aşağı taşlara çarpa çarpa öldüklerini gördüm kanım çekildi, al yuvarlarım toprağa karıştı. ben anneyim orospu çocukları! yavrusunu öldürmekten korkmayan tanrısından korkar mı!

N'olayor bunlara?

Bergüzar Korel karnındaki minik yavrı için "Bu noktadan sonra biri ona zarar verecek bir şey yapmaya kalksa dünyayı yıkarım gibi hissediyorum" demüşler Haluk Bilginer de kucağındaki minik yavrı için "Uğruna ölüp, öldürebileceğiniz tek varlık. Katil olabilirsiniz ve bir saniye bile düşünmeden kendinizi feda edebilirsiniz" diye buyurmuşlardu N'olayor bu teatoracılara? Bırakın çocuk dünyaya zarar vermeden büyüsün, yıkılmasın dünya, insanlar ölmesin yahu bi durun! Bu ne şiddet bu celal!

Gene Zevcemden İnciler

Dün gece Maya'yı yataktan kaldırmaya çalışırken: "Maya gel buraya! Bak bi kere daha "zevcemden inciler"e konu olmak istemiyorum senin yüzünden! Gel buraya!"