Ana içeriğe atla

Feedjit'ten Devam

Yılbaşında altında öpüşülen cicek nedir? Ökseotudur.

Midilli Sarlıca: Midilli Adası'nda Sarlidza adında bir köy var. Burada da Osmanlı'dan kalma bir otel var, yıkılmak üzere, içi boşaltılmış. İngiliz-Osmanlı tarzında yapılmış fotosunu blogun geçmiş sayfalarına koymuştum. Bahçesinde çok güzel bir de çeşmesi var bu yıkık haldeki otelin. Otelin adı Sarlıca imiş. Mübadeleden sonra boş bırakılmış. Geçtiğimiz yıllarda bir girişimci oteli alıp restore ettirmeye kalkmış ama bahçeden Roma kalıntıları çıkınca devlet durdurmuş restorasyon işini. Otel 19. yy'da Avrupa'dan çok müşteri alıyormuş çünkü bir kaplıcanın üstüne kurulu. Hemen arkasındaki kaplıca havuzu hala kullanılmakta bu arada. Sarlidza'yı/Sarlıca'yı araştırınca kelimenin esasında Sarı Ilıca'dan dönüştüğünü öğrendim. Sanıyorum suyun içinde kükürt olduğu için üstünden geçtiği taşları sarımsı bir renge dönüştürdüğü için "Sarı Ilıca" adını almış.

kafam çok karışık magnus: Benim de be birader!

sofrada sağ dizi dikip,sol dizi neden yaptırırız: "Sofrada sağ dizi dikip, sol dizi neden yatırırız" , yani kıçımızın altına alırız olacaktı sanıyorum. Öncelikle sol diz anatomik olarak daha ileri çıktığı için sofraya daha yakın durur, yediğimiz yemeği dizimize dökme ihtimalimiz oluşur, ayrıca bunun bir de dini bir nedeni de var. Adem cennetten kovulup yeryüzüne düşerken önce sol dizi dünyaya vurmuştur, aynı anda da yerde bir elma bulmuş ve cenneti kaybettiği için gözyaşları içinde bu elmayı yemiş, sonrasında da kendisinden bir kaç dakika sonra (kadınlar erkeklerden daha hafif oldukları için) yere düşen Havva'dan öfkesini çıkarmış. Bu öfke çıkarmadan da Habil ve Kabil doğmuştur. Bu kısımları tabi konumuzla alakasız. Biz yer sofrasında yemek yerken sağ dizimizi dikip, Adem babamızı anmak için sol dizimizi kalçamızın altına alır ve yere değmesini sağlarız. BUNLARIN HEPSİNİ UYDURDUM! SAKIN DİN VE AHLAK BİLGİSİ ÖDEVİNE BUNLARI YAZMA EVLADIM, SIFIR ALIRSIN!

lazona devleti: Ben de yeni öğrendim Lazların anavatanı olarak kurulan bölgeymiş

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Siportifs

-Tam çıkıyorum müşteri geldi, namaza gidiyorum da diyemedim, çok oldu mu başlayalı? Brrrş -Yok gel gel, hoca daha sala okuyo.

"Makinalaşmak İstiyorum" Şiiri Üzerine

Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim.

Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum”


Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şiirind…

Benim Bir Hayalim Var!

Evet Martin Luther King Jr. olmayabilirim! Ama benim de bir hayalim var. Bir gün pavyonda konsomatrislik yapmayı bıraktığımda, bir gün bu kötü dünyadan elimi eteğimi çektiğimde, bir gün hamamda ya da şelalede yedi kere yıkanıp arınıp evimin erkeği olduğumda ya da bir gün "sıçaram yeter artık!" dediğimde, kendimi gazoz üretmeye vereceğim!

Evet yanlış duymadınız, Gökhanoğlu Eğlencelik Gazozları. Ve bu yalan değil, dalga da değil, gerçek bir hayal, hayaller gerçek olacak. İnternetten araştırıyorum uzun zamandır, eve ya da küçük bir dükkana  kurulabilecek portatif bir gazoz makinesi peşindeyim. Siz ey ahali, bazen bıkmıyor musunuz kola, siprayt, fanta ve bilumum buna benzer içeceklerden? Bazen ulan gazlı, şekerli bi şey olsun ama bunlardan farklı bi şey olsun demiyor musunuz? Demiyorsanız da demeyin! Ben diyorum! Kendim üretir kendim içerim anasını satayım!

Babam anlatırdı, Dinar'da onun çocukluğunda dört beş çeşit gazoz markası varmış. Ben kendi çocukluğumu hatırlıyorum, il…