Ruhi Su'dan dinlemeyi çok sevdiğim bir Karacaoğlan türküsüdür bu. Ben meylimi üç güzele düşürdüm Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Onların aşkıyla aklım şaşırdım Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Onların aşkıyle aklım şaşırdım Hangisinden yad eyleyim gönlümü Garip gönlümü Birinin evleri kaya başında Birinin evleri alnım duşunda (o duş değil evladım, atlama hemen dûş. Gerçek olmayan, imge, hayal anlamında) Biri yeni değmiş onbeş yaşında Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Birinin parmağı dopdolu yüzük Birinin kolunda sırça bilezik Büyüğünü sevsem küçüğe yazık Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Turna gelir, yüce dağı yol eder Ördek gelir, çayır çimen göl eder Üç güzel oturmuş bana el eder Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Fizy'den arayın belki bulursunuz. Ruhi Su, su gibi akan sesiyle yaşam sevinci yayar bu türküyle. Neden bilmem, Karacaoğlan'ın çok kafa bir adam olduğunu düşündürmüştür usta bana hep. Şimdi niye yazdım bu türkünün sözlerini? Çün...
Yorumlar
B.'ciğim, canım benim, ne diyor bu pis adamlar yaa? Seninle pelür kağıtlara ev eşyası sarmak istiyorum!
İmza: Bahsi geçen zevceyle bir aydır kavuşamamış yakın arkadaşı. Böhüü...
Bu arada yaran diyaloglarımız serisine eklemeden geçmek istemediğim güzel bir anekdot:
Ben: Gökhan Nusaybin'e gidecekmiş. Nusaybin nerde?
P: Mardin'de.
Ben: Haaa, gerçekten? Ben yurtdışı zannettiydim; hani arap ülkesi falan gibi.
P: ...
Ben: Benim Türkiye coğrafyam biraz zayıf galiba.
P: Galiba.
Kendi başına post olurdu mübarek, yorumlarda harcandı gitti. :D