Ana içeriğe atla

Beyin Amcıklaması

Biraz önce hürniyette okuduğum bir haber var. Edirne'de gerginlik çıkmış. Trakya Üniversitesi'nde okuyan Edirne Gençlik Derneği üyesi beş öğrenci geçen hafta tutuklanmış. Onlara destek vermeye gelen bir grup "Amerika Defol! Vatan bizim!" diye bağırıyor. Onlara karşı slogan atan bir takım milliyetçi Edirneliler de "Edirne'de hain istemiyoruz, PKK dışarı!" diye bağırıyor.

Şimdi karşılıklı bağıran iki grup var.

Biri
"Amerika Defol! Vatan bizim!" diye bağırıyor

Diğeri
"Edirne'de hain istemiyoruz, PKK dışarı!" diye

Bir o tarafa bakıyor, bir diğer tarafa. Beyin amcıklaması geçiriyorum. Ne yapayım ki başka!

Yorumlar

sarya dedi ki…
az evvel okuduğum bir yazıda sümerlerde neler olup bittiğini biliyoruz ama hala ülkemizde neeler olup bittiğinden haberimiz yok diyordu. bir şey yapma gökhan orda kal.
Gökhan dedi ki…
Ohhh dedi genç adam. Ohhhhh

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Makinalaşmak İstiyorum" Şiiri Üzerine

Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim. Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum” Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şii...
Bu şarkı bitirdi beni. Bitirdi. Nakavt. 

BEN MEYLİMİ ÜÇ GÜZELE DÜŞÜRDÜM

Ruhi Su'dan dinlemeyi çok sevdiğim bir Karacaoğlan türküsüdür bu. Ben meylimi üç güzele düşürdüm Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Onların aşkıyla aklım şaşırdım Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Onların aşkıyle aklım şaşırdım Hangisinden yad eyleyim gönlümü Garip gönlümü Birinin evleri kaya başında Birinin evleri alnım duşunda (o duş değil evladım, atlama hemen dûş. Gerçek olmayan, imge, hayal anlamında) Biri yeni değmiş onbeş yaşında Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Birinin parmağı dopdolu yüzük Birinin kolunda sırça bilezik Büyüğünü sevsem küçüğe yazık Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Turna gelir, yüce dağı yol eder Ördek gelir, çayır çimen göl eder Üç güzel oturmuş bana el eder Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Fizy'den arayın belki bulursunuz. Ruhi Su, su gibi akan sesiyle yaşam sevinci yayar bu türküyle. Neden bilmem, Karacaoğlan'ın çok kafa bir adam olduğunu düşündürmüştür usta bana hep. Şimdi niye yazdım bu türkünün sözlerini? Çün...