Ana içeriğe atla

Tabii ki Zevcemden İnciler!

"Ay Maya hava nasıl soğuk biliyo musun? Aklı başında hiçbir köpek bu havada dışarı çıkmaz söyliyim."

Yorumlar

Fifi Croissant dedi ki…
bizim misafir akli basinda bisey o zaman. surukluyorum, yine de cikmayacak da, kilodan kaybediyor bana karsi!
Gökhan dedi ki…
Sizin misafir hala sizde misafir mi? :P Bence yerleşmiş o oraya. Bizim yavrular eve girdiğimiz anda ya da sabah kalktığımız dakikada gözümün içine bakmaya başlıyor. Çıkıyoruz di mi? Çıkıyoruz! Şimdi tasmaları takıcaz ve çıkıcaz evet! Çıkarıcaksın bizi di mi? Evet evet! Dışarda nezih bir kar yağdığını, havanın eksi 3 olduğunu anlatamıyorsun maalesef.
alis dedi ki…
E, haklı! Bizimki bugün gezide kaybolmuş. Onsuz eve dönen annem bir süre sonra uzaktan gelen acı acı havlamaları duyunca mecburen aramaya çıkmış. Bulunduğunda bu soğukta kaybolmakla kalmayıp suya da giren salağın karnından buz saçakları sarkıyormuş, tarakla yolunabilmiş o buzlar.
Gökhan dedi ki…
alis bu yorumu sanıyorum zevcem henüz okumadı, okusaydı fena halde kafama kakardı bu söylediklerini :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Makinalaşmak İstiyorum" Şiiri Üzerine

Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim. Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum” Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şii...
Bu şarkı bitirdi beni. Bitirdi. Nakavt. 

BEN MEYLİMİ ÜÇ GÜZELE DÜŞÜRDÜM

Ruhi Su'dan dinlemeyi çok sevdiğim bir Karacaoğlan türküsüdür bu. Ben meylimi üç güzele düşürdüm Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Onların aşkıyla aklım şaşırdım Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Onların aşkıyle aklım şaşırdım Hangisinden yad eyleyim gönlümü Garip gönlümü Birinin evleri kaya başında Birinin evleri alnım duşunda (o duş değil evladım, atlama hemen dûş. Gerçek olmayan, imge, hayal anlamında) Biri yeni değmiş onbeş yaşında Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Birinin parmağı dopdolu yüzük Birinin kolunda sırça bilezik Büyüğünü sevsem küçüğe yazık Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Turna gelir, yüce dağı yol eder Ördek gelir, çayır çimen göl eder Üç güzel oturmuş bana el eder Biri Şems-i, biri Kamer, ille Elif Fizy'den arayın belki bulursunuz. Ruhi Su, su gibi akan sesiyle yaşam sevinci yayar bu türküyle. Neden bilmem, Karacaoğlan'ın çok kafa bir adam olduğunu düşündürmüştür usta bana hep. Şimdi niye yazdım bu türkünün sözlerini? Çün...