3 Ocak 2011 Pazartesi

Cenaze

Selanik'te ben
yirmi yıl önce ölmüş
on altı yaşında bir çocuk gördüm

ne de olsa

her yaşın ömrü bir yıl değil mi?

on altı yaşında bir çocuk
ayakları balçıklara batmış
kalbinde bir şaşkın coşku

"dünya ne güzel, şehrim ne güzel, deniz ne güzel, sevgilim ne güzel

demek ki bu kadar kolaymış her şey
demek ki boşuna çekmişim onca acıyı"

Hugo'yu düşünüyor.
Üstüne bol gelen Malboro pardüzonun cebinde
Dünyayı Değiştiren On Gün.
Tozlu bir tavanarasında değişmiş dünyası
on saniyelik bir öpücükle

gülümsüyor kendi kendine, deli

"her şey mümkün!
ayağımı vursam ikiye ayırırım denizi! yürüyerek geçerim karşıya!
yaparım evet!
seviyorum çünkü!
seviyorum ulan herkes duysun!
hem üstelik, ayrıca ve dahi
o da beni seviyor!
o da beni seviyor!"

yirmi yıl boyunca bavulumda taşıdığım
o kalbi büyük, kalbi delik, kalbi aşık çocuğu
bir gece Selaniğ'in Kordon'undan
boş bir arsaya bırakılan düşük cesedi gibi
kimseye göstermeden denize bıraktım

üstünde Malboro pardüzo,
cebinde Dünyayı Değiştiren On Gün,
aklında büyük adam olma hayalleri,
kulakları deniz suyuyla dolu,
dünya yok olana dek bakacak
Selaniğ'in göğüne

Selanik!
Ey Thesalloniki!
Adam ol!
Oğluma iyi bak...

Hiç yorum yok: