3 Haziran 2011 Cuma

Yakışıklı


Türk şiirinin yakışıklısı 48 yıl önce bugün öldü. Onu ilk defa ne zaman, nerede okuduğumu hatırlamıyorum. Ama çok okudum. Şiirlerinden bazıları hala ezberimdedir. Bazen çalışırken, yorulmuşken üstelik, derin bir nefes verip "Sevdalınız komünisttir, on yıldan beri hapistir, yatar Bursa kalesinde" derim hiç nedensiz.

Türkçe kadar zor bir dilden böylesine büyük bir şiir çıkarabilmiş az şair var. Bazen hayat büyük bir yeteneği büyük bir amaç ve büyük bir dramla birleştiriyor. İşte o zaman ortaya böyle yakışıklı adamlar çıkıyor.

Türkçe bildiğime, anadilimin Türkçe olmasına şükretmeme sebep olan adamların başında gelen yakışıklının önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor ve yirmi küsur yıl önce ilk okuduğumda da tüylerimi diken diken eden bir şiiriyle sizleri baş başa bırakıyorum sayın TRT izleyicileri.


Uzaktaki şehrimin damları üzerinden
ve Marmara denizinin dibinden geçip
sonbahar topraklarını aşarak
                                 olgun ve ıslak
                                        geldi sesin.
Bu, üç dakikalık bir zamandı.
Sonra, telefon simsiyah kapandı...

Hiç yorum yok: