23 Mayıs 2012 Çarşamba

İzmirdeyim... doğmasam da büyüdüğüm evde... bir sürü şey yaşadığım... bizim evin mutfak penceresinden cadde görünür... önünde de masa durur... yemek orada yenir... pencereden görünen caddeden arabalar geçer... eskiden ben burada yaşarken, caddenin ortasında demir parmaklıklar vardı... sanırım geçen seneye kadar da durdu o parmaklıklar yerinde... ama artık çıkmış... yolun ortasında ufak bir kaldırım var... dün fark ettim kahve içerken... bir özgürlük duygusu var caddenin resminde... normalde öndeki iki apartmanın arasından görünen bir resimdir ama farklı... sonra çözdüm... parmaklıklar yok... resimde basit bir oynama bile duyguyu değiştirebiliyor. E pezevenkler derdiniz neydi bizimle! Kafkaesk bir bunaltının içine hapsettiniz bizi 20 yıl! Bak sinirlendim durup dururken... 

2 yorum:

Can dedi ki...

ne zamana adar izmir'de olacaksın merak ettim şimdi. :)

Gökhan dedi ki...

ben demiş idim ki bir saat daha burdayım can, sonra gider bu bünye istanbul'a demiştim bundan dört beş gün önce, yalnız çok seri iletişim sorunları yaşıyorum bu şerefsiz internette bugünlerde. sonuç olarak döndüm istanbula. ama İstanbul Blues Kumpanyası'nın çok güzel bir şarkısında da belirttiği gibi "İstanbul yere batsın döneceğim İzmir'e" :) Bu sefer gelir gelmez haber ediyorum