Ana içeriğe atla

Aklıma Takılanlar-2

Gittiğim her ülkede kumarhanelere uğrarım. Kumar tutkum olduğu için mi? Asla! Ama şehirlerin iç yüzünü çarşıları kadar kumarhanelerinin de gösterdiğine inanıyorum. Aklıma takılan soru ise şudur. Neden Türkler ve Araplar bir kumarhanenin olmazsa olmazıdır? İçinde bir Türk'e ya da Arap'a rastlamadığım kumarhane olmadı benim bugüne kadar. Kendi ülkelerinde yasak da ondan gibi bir cevapla gelmeyiniz çünkü bu Araplar ya da Türkler kumarhanenin olduğu ülkelerde ikamet ediyor genelde. Yani elin Fransızı Paris'te nerde Blackjack oynanacağını bilmezken elin Arap'ı neden o mekanı kendine mesken tutuyor mesela? Benim aklıma takılıyor kardeşim böyle şeyler!

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Bir kumarın eksikti, boyu devrilesi! Gül gibi Borsalino'cuğuma yazık. :P
Bu arada ben de değişik ülkelere gidip, her gittiğim yerde gecede ikiden az olmamak şartıyla striptiz barlara gitmek istiyorum. Ama barın sosyolojisine girmek istemiyorum.
Gökhan dedi ki…
hahahahahaha asıl kumarbaz senin borsalinocuğun canım benim, haberin yok! :)
Adsız dedi ki…
Öyleymiş ne yazık ki. Taş okeyi, ikili ganyanı, futbol üstünden iddia oynaması, kumarhanelerde yediği paralar...Erzincanlılar Kıraathanesi'nde yetişmiş sanki. Bu ne biçim kadınmış yav?
Sen de şahitsin, Kerem için söylemediği laf kalmadı ama söz konusu maç olunca, 'Aaaa, gitsene çocukla maçlara, niye böyle yapıyorsun? falan der. Bir yüz bulsa beni sırasıyla futbola, ganyana, kumara alıştıracak aklınca. Allahtan karakterli bir kadınım da laflarına kulak asmıyorum.
TACLAMACAN dedi ki…
Merhaba... Virgilus'un oradan atladım buraya .))

Türkler ve Araplar, özde hayatla kumar oynarlar hep! eğer oynamasalardı sen orada olmazdın .))

hacı hacıyı mekkede hoca hocayı tekkede bulurmuş misali .))

ancak iyi bir tesbit.
Gökhan dedi ki…
zaten bu gözlemin her yerinde bir adet türk olarak ben olduğum için neresinden tutarsan tut doğru oluyor hehehehe
Adsız dedi ki…
Bilmiş şey. :P
Fakat dikkat ediyorsan Borsalino'ya sataşıyorum; kağıt oynayan gördüm mü, "Sen bilirsin, söyle bakalım ne oynuyorlar?" diyorum. Pazar da arayıp "Son ayakta takıldım, Albatur'u mu Rising Sun'ı mı yazayım?" diycem.

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Makinalaşmak İstiyorum" Şiiri Üzerine

Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim. Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum” Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şii...

DEVRİM YAPACAADIK DA BİZİ BU İNTERNET BİTİRDİ

bu foto sadece erkek veya lezbiyen veya biseksüel okuyucunun dikkatini yazıya çekmek için konmuştur. Görsel meta tüketimi de insanda "çünkü ben buna değerim!" duygusu yaratıyor. "Koçum benim! Bunların hepsi sana vermek istiyor! Bak nasıl da sıraya girmişler" Son bir kaç gündür tuvalet kitabım Fransa'da 68'de neler olduğunu anlatan, unuttuğum adı da bu minvalde bir şey olan bir kitap. Ondan önce de Vietnam Savaşı'nı okuyordum. Benim için sanıyorum tuvalet aynı zamanda bir okuma mabedi haline gelmiş durumda. Tuvalet dışında okuyamıyorum. İşteki tuvalette ayrı kitap evdekinde ayrı kitap okuyorum. İşteki tercihlerim genelde kafa dağlamayan Amerikan romanları. Bir yandan Gore Vidal'in Düello'sunu bir yandan da Mario Puzo'nun Omerta'sını okuyorum işte. Evde ise genelde araştırma kitaplarından daha fazlasını almıyor kafam. Bazen sırf kitap okumak için çişim olduğu halde takılıyorum tuvalette. Evet manyağım belki, ama sanırım dış dünyanın t...

Kadınsan Boku Yedin Olm!

Bu yazıyı yazmak uzun bir süredir aklımda. Puffy biraderimin şu yazısını okuyunca bir kere daha aklıma geldi "Ulan ben bunu yazacaktım!" dedim. Aradan bir ay geçtikten sonra, ilk boş vaktimde çakıyorum efendim. Ebru Şallı "kilolu kadın çirkindir" demiş. Kate Moss bunu duymuş, durur mu, "Hiçbir şey sıskalık kadar zevk vermez" demiş. Şimdi bu hemen alttaki ablaların gerçekten güzel olduğunu düşünenlere sesleniyorum. Bu fotoğraftaki güzel kadınların hepsine sırayla, uzun uzun bakınız. Bu iki ablaya çok fena halde katılan birileri daha vardı tarihte. Gerçi onlar sadece Yahudi kadınların iyiliğini düşünüyordu. Yahudi kadınların zayıf daha güzel görüneceğini düşünüyorlardı. Sloganları da "Hiçbir şey Yahudi kadınlarının sıskalığı kadar zevk veremez" idi. Gerçi onlar bir yerden sonra hadisenin bokunu çıkarıp olayı bütün Yahudi cemaatine yaydılar ama olsun. Şimdi üstteki fotoğrafa uzun uzun bakan ve iç geçiren arkadaşlar bir de şu alttaki fotoğrafl...