15 Nisan 2009 Çarşamba

Yaran diyaloglar serisi-3

Sevdiceğim yakında evlenecek bir arkadaşa nikahtaki önemli masraflardan bir tanesinin de kuaför olduğunu anlatıyor:

"Ya aslında bir şey yok gelin KAFASI yapmakta. Hiçbir şey söylemeden gir, topuz yaptırıcam de, evde de duvağı kendin takarsın, işte sana gelin KAFASI!"

Yüzyılların geleneği "Gelin Başı"nı, "Gelin Kafası" olarak telafuz ederek beni önce bir süre "ulan gelin kafası diye bir kafa mı var? Takla olmak gibi mi acaba " diye düşündürttükten sonra evlenme, gelin olma, nikah gibi mevhumlara ne kadar uzak bir sevdicek aldığımı gösteren sevdiceğime teşekkürü bir borç bilirim

6 yorum:

Müge dedi ki...

Hahahahaha, yarıldım burda resmen!

Gökhan dedi ki...

valla böyle dedi!

atakoc dedi ki...

Yıllarını kuaförlük mesleğine adayıp, gelin kafalarını gelin başlarına dönüştüren o mucize ellere buradan bin selam diyorum. Ve gelinlere kendini adamış kuaförceğizlerin ve onların evlatlarının cebine girecek üç kuruşu çok gören zihniyeti kınıyorum.

İşin aslı bunu yapan çok sayıda insan vardır. Kuaförler genelde bunu anlar ve iyi olanları gelini ikna ederek o duvağı getirtir dükkana :)

Müge dedi ki...

Atasay'ın bu kuaför goygoyculuğu insana ailesinde gerektiğinde gelini ikna ederek dükkana duvak getirtebilen bir kuaför olduğunu düşündürüyor.

Gökhan dedi ki...

Tebrik ediyorum efenim karakter tahlilinizde başarılısınız. Bizimle çalışmak ister misiniz? İmza Bambi Tostçusu

atakoc dedi ki...

Annem olur kendileri. Ayrıntılı bilgi için bakınız Borsalino.