12 Eylül 2008 Cuma

bizim evin önünden geçen arabalar

bizim evin önünde dar ve tek yön ve de üstüne sola doğru kıvrılan bir yol var, bu yol dik bir yokuşun başlangıcıdır aynı zamanda. gece saat 1'den sonra bu yoldan bir takım arabalar geçer. bu arabaların özelliği gecenin biri-ikisi-üçü-dördü olmasına aldırmadan bangır bangır bir müzik çalmalarıdır. şaşırtıcı olan bu bangırdatan abilerin dinlediği müziklerin çeşitliliğidir. biraz önce "aynadaki yansıman benim" filan gibi bir slow türk hafif müzik parçası eşliğinde bir abi geçti mesela. hadi bu lümpen ve de normal, peki gecenin üçünde bana hayatta en nefret ettiğim seslerden birisi olan kemençe sesini dinleten taksicilerin derdi ne? ya da bağırtarak ilahi dinletenlerin? bu gavur mahalleyi imana mı getirmeye çalışıyorsunuz güzel kardeşim? bitti mi? hayır tabi! ayaklı diskolar, mehter marşıyla geçenler, kibariye bağırtanlar, ahmet kaya coşkusu yaşatanlar, türk sanat müziği bangırdatan bile oldu. bir derdiniz var anlıyorum ama bunu niye böyle ifade ediyorsunuz onu anlayabilmiş değilim. ben uyumuyorum sen de uyuma İstanbul durumu mu bu? o zaman maçan sıkıyorsa çık minareye, bağla teybi oradan yayın yap gecenin üçünde güzel kardeşim.

P.S. yalnız çok gaza geldim bir gece de ben rahmaninof çalarak geçecem bizim evin önünden.

Hiç yorum yok: