8 Aralık 2009 Salı

Blogültiwwit

Vorçistırlı Müge'nin yazın biz tatildeyken kızımla aşk yaşamak üzere evimizde kaldığı dönemde aldığı Seyitoğlu Vişne reçelini bugün itibariyle bitirmiş ve de kavanozunu çöpe atmış olmanın haklı gururunu yaşıyorum!

Böyle alengirli cümleler yazmayacaksan tiwwitin ne anlamı var kaaardeşiiim! İşte böyle cümleleler sormalı öğretmenler ilkokulda öğrencilerine! Vorçistırlı Müge'nin Seyitoğlu Vişne Reçeli ile ilişkisi, kızımla aşk yaşaması ve çöpe atılan boş kavanozlar.... Hadi bakalım çık işin içinden çıkabiliyorsan!

10 yorum:

Müge dedi ki...

Yetişin a dostlar, iftira ediyorlar! Bey, bey! Ben -ola ki- reçel alacak olsam Seyitoğlu almam. Aklı başında her ilkokul öğrencisinin vereceği cevap da bu olurdu. Mersi.

Gökhan dedi ki...

Valla ben bilmem bacanak aldı o zaman! bizim eve vişne reçeli, hele ki Seyitoğlu mümkün değil, amarika'dan döndüğümüzde vardı bu kavanoz, sen almadıysan eve kimi aldın kadın bana onu söyle!

Müge dedi ki...

Ay herhalde bacanağın aldı ayol! Dia marka közlenmiş biber de vardı dolabınızda ki sanırım hala duruyor. Onu da o aldı. Çekmecelerde de dandik marka bir makarna olması lazım. Barilla'dan başka makarna yemem dedim de o da öyle kaldı. Gelirken makarna al demiştim kendisine, Barilla deseydin ya o zaman diye savunmaya geçti kendisi. Makarna demek, Barilla demek, söylemem mi lazımdı, hayret birşey diye üste çıktım. Benimle olmak isteyen çıkabiliyor zaman zaman, ne kadar enteresan değil mi?

Gökhan dedi ki...

Ben kendisi için Roma'ya başvuru yaptım zaten. Noel'de alıyoruz azizlik mertebesini inşallah!!! Pis manyak seni be!

Müge dedi ki...

Ben onu, bunu bilmem Gökhan. Seyitoğlu reçel alabileceğimi düşünmen beni incitti. :P

Müge dedi ki...

Gökhan ya, La Petit Maman, Bonne Maman olmasın?

Gökhan dedi ki...

Ben sana Bonne Maman olacaktı demedim di mi? Gene aklımda yaşadım bitirdim ve bir kenara koydum demek ki. Müge ben şizoid mi oloorum?

Müge dedi ki...

Sen bana La Petit Maman dedin, hatta bir de küçük anne diye açıklama yaptın. Ben de o kadar biliyoruz heralde dedim sana.
Ay Gökhan ben senden korkar oldum, balık yağı mı içersin, her gün bir sudoku bulmaca mı çözersin bilemeyeceğim ama bu işin bir de 30 sene sonrası var.

Gökhan dedi ki...

Bütün o diyalogları hatırlıyorum Mügeciğim, ben ondan sonraki kısmından bahsediyorum. Ulan bu petit maman değildi aslında ama ne idi diyerekten maman confisserie yazarak google'da aradım. Bonne Maman çıktı "Hah! Petit değilmiş Bonnemuş" ben bunu bloga cevap olarak yazayım dedim, sonrası karanlık...

Gökhan dedi ki...

Ayrıca Seyitoğlu da gayet güzel idi hoş idi, dikkat edersen reçel attım demedim, bitirdim ve kavanozunu attım dedim. Yaşasın yerli malı! Yaşasın oğlu ile biten bütün markalar!