16 Şubat 2011 Çarşamba

YİMMİBİR

20. yüzyılı bitiriyor olmak: Bir Jules Verne romanının son sayfalarını okumak.
Ve 21’e ait bir manşet: Paris’te bir tavan arasında Jules Verne’in hiç yayımlanmamış bir romanının elyazmaları bulundu…
20. yüzyılı bitiriyor olmak: Galaksinin anlamsız bir yerinde kendini tüketen yıldızın, yirmi yüzyıl önce saldığı ışığın, yirmi yüzyıl sonra gözlerine değdiğini bilmek. Evrenin bokböcüğü dünyanın içindeki altı milyar küsur hücreden biri olmak ve “Üniversite mezunu, İngilizce, Fransızca, Almanca dillerinden en az birine vakıf, (baylar için) askerlikle ilişiği olmayan, insan ilişkilerinde uyumlu, tuttuğunu koparan, ani sorunlara pratik çözümler üretebilen, tercihen Windows ve Excel kullanabilen yönetici adayları” olmak demek…
20. yüzyılı bitiriyor olmak: Atomu star yapmak ve “Starların özel yaşamı yoktur” ilkesini uygulamak. Aperatif olarak Molotof Kokteylimizi tavsiye ederim. Ara sıcaklarımızdan Hardal Gazı baştan çıkarıcı kokusuyla mükemmeldir. Son olarak Uranyum çekirdeklerimizden çıtlatırsanız dostlarınızın bizi tavsiye etmekte ne kadar haklı olduklarını anlayacaksınız. Tatlı servisimiz 21’de başlayacaktır. Afiyet olsun.
20. yüzyılı bitiriyor: Saraybosna’da 1909’da yapılan çocuk bahçesinin, üç kere patates tarlasına dönüştürüldüğünü öğrenmek. Vietnamlı bir ailenin üç nesil boyu üç ayrı işgalciye karşı ülkesini savunduğunu ve işportacının sattığı kol saatinin “Made in Vietnam” olduğunu bilmek. Baylar şirketimizin Yimmibirinci yüzyıl için geliştirdiği üretim stratejisini açıklamak istiyorum. “Crear uno, dos, tres, muchos Vietnam…”
20. yüzyılı bitiriyor olmak: Rüyamıza giren ak saçlı, aksakallı Alman dedenin verdiği rakamlarla oynadığımız sayısal lotoyu, pos bıyıklı, Gürcü kapıcıya teslim edip, babayı almak demek. Yimmibir’de kapıcılara güvenmemek gerek.

Hiç yorum yok: