Karalar bağlamaktan sıkıldım. 15 yaşında olsaydım 15 sene daha kara bir sayfa görebilirdiniz. Ama insan yaşlandıkça umut istiyor, açıklık istiyor, ferahlık istiyor hayatında. İçten içe kararmaya başlayan bir şeftali olduğunu anlıyor çünkü. Bundan sonra bir süre böyle, sonra yeşil bir format buldum onu deniycem. Artık kafam kadar bir kafa resmi de yok. Daha sade, daha da sade, blogger.com transvestite diye bir format çıkarırsa anında çakarım, alacalı bulacalı, fosforlu, retro filan bir şeyler olursa anında. Eeeh yeter be! Kadınlığımı yaşayamadım sizin yüzünüzden aaayh!
Virgillius'un şu yazısını okuduktan sonra bir cevaba girişip yorum kısmına koyacak oldum. Fekat yorumun limitlerinin almayacağı bir yazıya dönüştüğü için yazacaklarım, buraya almaya uygun görmüş bulunmaktayım efenim. Üstat hazır sen yokken meydanı boş bulup atıp tutayım biraz. “Makinalaşmak İstiyorum” şiiri Nazım Hikmet'in şiirinin gelişme döneminde denediği Fütürist akım dahilindeki bir iki şiirinden birisidir. Fütürist akım İtalya'da Marinetti tarafından başlatılmış daha sonra özellikle Rusya'da faşizme olan açık desteği paranteze alınarak geçmişe dair herşeyi reddeden cesur tavrı öne çıkarılarak Mayakovski ve Hlebnikov tarafından uygulanmıştır. Mayakovski'nin şiirinin bu kadar sert, açık ve kavgacı olmasının sebebi şairin manyak bakan gözleriyle birlikte bu akımdır. Nazım Hikmet'in KUTV'da eğitim görürken okuduğu ve çarpıldığı bu şiir biçimine öykünerek yazdığı bir şiirdir “Makinalaşmak İstiyorum” Biçimsel olarak oldukça özel bir yer tutar Türk şii...
Yorumlar
Siyah zemin üstüne beyaz harfleri okuduktan sonra,her yeri harita metod defteri gibi görüyodum şerit şerit.
Hakkı kim da? Hehehehe :D
Parilda, ben de yeni sezonun ilk ve temiz defterine yazı yazar gibi hissediyorum kendimi, bu biraz gıcık bir durum, kendi formatımı yaratacak olsam kareli defter koyar orasına burasına da el yazısıyla bir şeyler karalardım sanoorum
Bir güzel çift ispanyolların da dediği gibi bizi izlemeye devam ediniz.
Mügü, iyi ki format değiştirmişim çünkü o "Hakkı kim da" en başından beri durur benim blogda demek ki herkesin gözünden kaçoormuş.
Formata gelince ben eskisini de seviyordum. Aman efenim, yazınız da hangi formatta olursa olsun. Yeşilmiş, siyahmış, Hakkı'ymış, Gökhan'mış, bana fark etmiyor.
Fenerbahçeniz de verimli bir akşam geçirdi sanırsams. :)
Sarooaaaoaaaa lacövaaaaaaaaa saroaaaaaaaa lacövaaaaaaa en büyoöaaaaaaa Feneöaaaaaa
hehe iç bir türlü rahat etmez, hep başka arayışlar, sürekli, daima...