25 Mart 2009 Çarşamba

El İnsaf Gabriel!

"Anlatmak İçin Yaşamak"tan bir alıntı...

"...Bakire ve çilekeş Fransisca teyze eskiden olduğu kadar emindi kendinden, ürkütücü bahaneler öne sürerek ne mezarlığın anahtarlarını teslim etti son gününe kadar ne de takdis için mayasız ekmek pişirmekten vazgeçti; Tanrı böyle isteseydi ona söylermiş. Bir gün o kusursuz patiskalarıyla odasının kapısına oturdu ve kendi kefenini dikmeye başladı, o kadar özenli bir iş çıkarıyordu ki, ölüm tam iki hafta işini bitirmesini bekledi..."

Babacım el insaf ama ya! Ben de kendimce iki kelimeyi bir ipte çevirmeye çalışan bir insanım. Bunu okuduktan sonra moral kalmıyor ki! Yapma böyle şeyler. Anılarını yazıyorsun üstelik, roman filan da değil. "O gün uyandım, kahvaltı yaptım" filan yaz gözünü seviyim bu ne ama ya!

5 yorum:

Müge dedi ki...

Sevgili Gökhan,
yorumumum senin post'unla maalesef hiçbir alakası olmayacak ama olsun, içimden sana çok sataşmak geldi.

Biliyorsun, kız babası olmak zor. Hele ki kızlar seninkiler gibiyse daha da zor. Sidikliyi geçiyorum, öteki çok yosma. Artık yorgan altında ayakucunda uyumayı da geçti. Geçen gece yine sarılarak uyuduk. Boy boy fotolarımızı çektim. Evet, seni, o sarışın yellozun benimle yatakta çekilmiş fotolarıyla tehdit ediyorum. Hohoho. Kızın benim olacak!

Gökhan dedi ki...

Al götür al götür onu doğayaaa rama ramaaaa
Bu arada hepi börtdey şekerim az sonra güzel bir süprüzle karşılaşacaksın. süprüzü ben biliyorum sen bilmiyorsun henüz nihahaha

Müge dedi ki...

O nasıl sürprizmiş kardeşim! Görünce nasıl sevindiysem gözlerim doldu be!

polente dedi ki...

o gabriel ve o pis kitap yüzünden ben blog bile yamıyorum artık.

Gökhan dedi ki...

hehehehe